Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

ABD Yüksek Mahkemesi, verdiği kararla internet servis sağlayıcıların abonelerinin gerçekleştirdiği telif hakkı ihlallerinden doğan sorumluluğuna ilişkin önemli bir içtihat ortaya koymuştur. Mahkeme, Cox Communications, Inc.’in abonelerinin telif hakkı ihlallerinden dolayı katkı sağlayan (contributory) sorumluluk taşımadığına hükmetmiş ve daha önce verilen 1 milyar dolarlık tazminat kararını bozmuştur.

Yargıç Thomas tarafından kaleme alınan ve 7’ye karşı 2 oyla alınan kararda, bir hizmet sağlayıcının ancak hizmetinin ihlal amacıyla kullanılmasını kasten istemesi hâlinde sorumlu tutulabileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, sorumluluğun doğabilmesi için sağlayıcının ya ihlali teşvik etmesi ya da hizmetini özellikle ihlali kolaylaştıracak şekilde tasarlamış olması gerekmektedir.

Davanın Arka Planı

Cox Communications ile Sony Music Entertainment ve diğer müzik hak sahipleri arasındaki uyuşmazlık, Virginia Doğu Bölgesi Federal Mahkemesi’nde açılan dava ile başlamıştır. Sony, internet üzerindeki ihlalleri tespit etmek amacıyla MarkMonitor adlı şirketle çalışmış ve yaklaşık iki yıllık süreçte Cox’a, ihlalle ilişkilendirilen IP adreslerine ilişkin 163.148 bildirim göndermiştir.

İlk derece mahkemesinde jüri, Cox’un hem katkı sağlayan hem de dolaylı sorumluluğunun bulunduğuna karar vermiş; ihlalin kasıtlı olduğu sonucuna vararak 1 milyar dolar tutarında yasal tazminata hükmetmiştir. Dördüncü Temyiz Mahkemesi, katkı sağlayan sorumluluk yönünden bu kararı onamış, dolaylı sorumluluk yönünden ise bozmuştur. Yüksek Mahkeme incelemesini yalnızca katkı sağlayan sorumluluk kapsamında yapmıştır.

Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi

Yüksek Mahkeme, Telif Hakkı Kanunu’nun başkasının ihlalinden doğan sorumluluğu açıkça düzenlemediğini, ancak içtihatlarla katkı sağlayan ve dolaylı sorumluluk olmak üzere iki tür ikincil sorumluluğun kabul edildiğini belirtmiştir.

Somut olayda Mahkeme, Cox’un hizmetinin ihlal amacıyla kullanılmasını isteyip istemediğini değerlendirmiştir. Buna göre bir hak sahibi, gerekli kastı:

  • İhlalin açıkça teşvik edildiğini göstererek veya
  • Hizmetin ihlale özgü olarak tasarlandığını ortaya koyarak

ispatlayabilir. Ancak Mahkeme, Cox’un bu iki durumdan hiçbirini gerçekleştirmediği sonucuna varmıştır.

Teşvik ve Hizmetin Niteliği Açısından Değerlendirme

Mahkeme, Cox’un abonelerini telif hakkı ihlallerine teşvik ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını vurgulamıştır. Sony tarafından ihlalin teşvik edildiğini gösteren açık bir yönlendirme veya pazarlama faaliyeti ortaya konulamamıştır. Aksine Cox’un, ihlalleri önlemek amacıyla abonelere uyarılar gönderdiği, hizmetleri askıya aldığı ve bazı hesapları kapattığı tespit edilmiştir.

Diğer yandan Mahkeme, Cox’un sunduğu internet hizmetinin yalnızca ihlal amacıyla tasarlanmış bir hizmet olmadığını, aksine ihlal dışı çok sayıda önemli ve ticari kullanım alanına sahip olduğunu belirtmiştir.

Temyiz Mahkemesi Yaklaşımının Reddedilmesi

Yüksek Mahkeme, Dördüncü Temyiz Mahkemesi’nin yaklaşımını yerleşik içtihatlara aykırı bularak reddetmiştir. Mahkemeye göre, yalnızca ihlalin biliniyor olması ve ihlali önlemek için yeterli önlemin alınmamış olması, katkı sağlayan sorumluluk için yeterli değildir.

DMCA Kapsamında Değerlendirme

Sony, Dijital Milenyum Telif Hakkı Yasası (DMCA) kapsamındaki “güvenli liman” düzenlemesinin, servis sağlayıcıların sorumluluğu bulunmadığı takdirde işlevsiz kalacağını ileri sürmüştür. Ancak Mahkeme, DMCA’nın servis sağlayıcılara doğrudan sorumluluk yüklemediğini, aksine belirli koşullarda sorumluluktan kurtulma imkânı tanıdığını ifade etmiştir.

Karşı Görüş

Yargıç Sotomayor, Yargıç Ketanji Brown Jackson ile birlikte kaleme aldığı görüşte, Cox’un sorumlu olmadığı sonucuna katılmakla birlikte çoğunluk kararının ikincil sorumluluğu gereğinden fazla daralttığını belirtmiştir. Sotomayor, yardım ve yataklık gibi diğer hukuki teorilerin telif hukuku bağlamında uygulanabileceğine dikkat çekmiştir.

Değerlendirme

Bu karar, dijital ortamda faaliyet gösteren servis sağlayıcıların sorumluluğunun sınırlarını netleştirmesi bakımından önem taşımaktadır. Mahkemenin yaklaşımı, yalnızca ihlalin bilinmesinin sorumluluk için yeterli olmadığı, aktif teşvik veya ihlale yönelik özel tasarım unsurlarının aranması gerektiği yönünde güçlü bir içtihat ortaya koymaktadır.

Kararın, başta telif hakkı uyuşmazlıkları olmak üzere, platform sorumluluğu ve dolaylı ihlal tartışmalarında uluslararası ölçekte etkili olması beklenmektedir.